Ata Depo Sistemleri profesyonel olarak hastanelerin, işletmelerin, fabrikaların, binaların su depolarını temizliği ve dezenfeksiyonunu teknolojinin alanımızda bize sunmuş olduğu en son sistem makineler ve bunların kuruluşumuza kattığı  tecrübe ve profesyonellikle yapmaktadır. Çalışma esnasında "tekrar kirletmemek" titiz bir çalışma çok önemlidir.
 

Yaşam Kaynağımız olan Suyun Önemi

Su, insan yaşamında hayati bir önem taşımaktadır. Sadece yaşam için gerekli bir nesne değil aslında yaşamın kendisidir su. Yeryüzünde ilk yaşamın başladığı yerdir ve bizi çevreleyen tabiat ana ve canlıların yaşamı için ikamesi olmayan çok değerli bir elementtir. Suyun bolluğu halinde değeri tam anlaşılamaz iken yokluğu halinde ölümle eş anlamlıdır. Gerçekten de, insan vücudu büyük oranda sudan oluşmaktadır. Vücudumuzdaki su oranı yaşam sürecimiz boyunca değişim göstermektedir. Yeni doğan bir bebekte vücut ağırlığının %75'i sudan oluşmakta iken bu oran çocuklarda %70, yetişkinlerde %60 ve yaşlılarda %50 şeklindedir. Suyun insan vücudunda çok önemli işlevleri vardır. Bunlardan başlıcaları şöyledir:

1- Su biyolojik bir çözücüdür ve bu çözücü rolüyle vitaminlerin ve minerallerin hem vücutta taşınmasını, hem de çözülmesini sağlar,
2- Su vücut sıcaklığının düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynar,
3- Derinin nemlenmesinde, toksinlerin atılmasında ve vücudun temizlenmesinde temel bir görev üstlenir,
4- Böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır,
5- Kayganlaştırıcı bir madde olması nedeniyle birçok organın gerektiği gibi çalışmasını sağlar.

Sağlık Bakanlığı Genelgesine Göre;

            Sağlığımız için hayati önem taşıyan su depolarının Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan 08.08.2007 tarih B.10.TSH.0.10.00.04 sayı numaralı genelgeye göre,su deposu bulunan bina ve iş  yerlerinin depolarını belirli periyotlarla (su kesintisi olduğu dönemlerde 3 ayda bir, diğer dönemlerde 6 ayda bir) temizlenmesi ve bakımları yaptırılarak dezenfeksiyonu sağlanmalıdır. 

            Depoların kirlenmesi sonucunda suyun  içerisinde bulunan klor aktivitesini yitirir ve bu sebepten dolayı hastalık yapıcı bakteri sarılık , dizanteri gibi mikropların üremesine sebep olur. İSKİ yaptığı araştırmada İstanbul'da bulunan su depolarının % 98'inin halk sağlığını tehdit edici boyutta olduğunu tespit etmiştir . Birleşmiş Milletler  yayınlamış olduğu raporda dakikada 15 kişinin kirli sudan öldüğünü  dünyadaki su krizinin su kaynaklarının yetersizliğinden ziyade suyun kötü kullanımından kaynaklandığını bildirmiştir. 

            17.02.2005/25730 tarih ve sayılı resmi gazetede yayınlanan insani tüketim amaçlı sular' hakkındaki yönetmelikte depoların kontrolünü sağlamak amacıyla düzenli olarak numune alınarak belirtilen parametrelere uygun olup olmadığı tespit edilir. 


Su Deposu Temizliğinin Önemi

            Su depolarının temizliği ile ilgili halk arasındaki zihniyet; " Nasıl olsa depodan gelen suyu içmiyoruz, temizlenmesine ve dezenfekte edilmesine gerek yoktur."  şeklindedir. Bu büyük yanılgı çeşitli hastalıklara davetiye çıkarmakta olup, özellikle hamile kadınlar,  küçük çocuklar, bebekler ve yaşlı insanlar için  çok büyük risk oluşturmaktadır.  Vücut dirençleri normal yetişkinlere göre daha zayıf olduğundan tehlikeyle ilk karşılaşacak hedef grup olmaktadır. Su; ısı ve hava ile birleştiği zaman içinde göremediğimiz tortularla beraber bakteri ve mikrop üretmeye başlar. Bulaşıcı hastalıklar için  su en elverişli geçiş vasıtasıdır. Su depolarında uzun bir süre bekletilen şebeke suyunda bulunan klor aktivitesini yitirmekte, mikroorganizmalar için elverişli ortam oluşturmaktadır.  Su depolarının uzun bir süre temizlik ve dezenfektesinin yapılmaması sonucunda meydana gelen çamurlaşma, dökülme, paslanma;  renk, koku ve bakteri oluşumu gibi sorunlara neden olmaktadır. Bu durum suyun içilebilirlik  ve kullanılabilirlik özelliğini yok etmektedir.

                Kısacası banyo yaparken, elimizi yüzümüzü yıkarken, dişimizi fırçalarken, meyve ve sebzeleri yıkarken ve evimizi silerken vb... işlerimizde kullandığımız suların temizliği hayati önem taşımaktadır.